10/06/2009

Basına ve Kamuoyuna;

TAM GÜN YASA TASARISIYLA PRATİSYEN HEKİMLER UCUZ İŞ GÜCÜ HALİNE GETİRİLMEK İSTENİYOR.

Pratisyen Hekimler bugüne kadar gerek ücret gerekse çalışma koşulları olarak en fazla mağdur edilen hekim grubu olmuştur. Sağlık sistemimizin her yerinde joker olarak kullanılmış, en az ücretlerle, sürekli görev yeri değişiklikleriyle, ertesi gün ne iş yapacağının bilemeden çalıştırılmışlardır. Çalıştığı kuruma ve yere göre değişen roller üstlenmişlerdir.

 En düşük ücretleri alarak çalışan pratisyen hekimler eğer bulabilirlerse part- time ek iş imkânı sayesinde toplam ücretlerini arttırabilmektedirler. Muayenehane açarak çalışan pratisyen hekim sayısı çok azdır. Çoğunluğu iş yeri hekimliği yapmakta, bir kısmı özel sağlık kuruluşlarında nöbet hizmetlerinde çalışmaktadır. Bu şekilde sağlık sistemin açıklarını da kapattıkları mesai saati dışında özel hayatlarından kıstıkları zamanları kendilerine ve ailelerine insanca yaşam koşulları sağlamak için çalışarak geçirmektedirler. Çoğu pratisyen hekim bu imkânı da bulamamaktadır.

 Ülkemizde 40000 kadar Pratisyen hekim bulunmaktadır. Ağırlıklı olarak Sağlık Bakanlığına bağlı kurumlarda devlet memuru olarak çalışmaktadırlar. Çoğunlukla sağlık ocaklarında, 112 sistemi içinde, devlet hastanesi acillerinde, kurum hekimliklerinde, belediyelerde, değişik kademelerde idari işlerde ve aile hekimliği pilot illerinde toplum sağlığı merkezlerinde çalışma alanı bulmaktadırlar. Özelde ise özel poliklinik, tıp merkezi, hastane, ambulans, diyaliz merkezi, sigortacılık, evde bakım gibi kurumlar ile aile hekimliği pilot illerinde aile hekimi olarak çalışmaktadırlar.

 Son yıllarda pratisyen hekimleri etkileyen pek çok olay yaşanmaktadır;

 Sağlıkta dönüşüm adıyla uygulamaya konan sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi kapsamında “aile hekimliği sistemi” adı altında kamunun birinci basamak sağlık hizmeti sunumundan çekilme süreci devam ettirilmektedir. Yaşanan bu süreçte Pratisyen hekimler her fırsatta kötülenmekte, özlük hakları kısıtlanmakta, türlü uygulamalarla bir anlamda köşeye sıkıştırılmakta, yüksek ücret ve statü vaadiyle sözleşmeli, iş güvencesiz, gelir garantisiz, rekabete dayalı çalışma koşullarını tercih etmeye zorlanmaktadır.

 Pratisyen Hekimlik ayrı bir tıp disiplinidir, ayrı bir uzmanlık alanıdır. Sağlık ocaklarının tabelalarının değiştirilmesiyle bir gün içinde hekimlik anlayışında farklılık oluşturulması mümkün değildir. Pilot illerde Aile Hekimliği sistemine dahil olmak durumunda kalan meslektaşlarımız dün olduğu gibi bugün de pratisyen hekimdirler.

 Kurum Tabiplikleri, kamu kurum ve kuruluşlarında kurum personeline yönelik koruyucu, tedavi edici ve geliştirici sağlık hizmetlerinin birlikte verildiği önemli birimlerdir. Bu birimlerde sağlık hizmeti sunan pratisyen hekimlerin olanakları kısıtlanmış, yeni düzenlemelerle birimler işlevsiz bırakılmıştır. Ek iş imkanı bulabilenler bu birimleri terk etmeyerek ısrarla ayakta tutmaya çalışmaktadır.

 Belediye tabiplikleri çok önemli işlevleriyle yıllardır hizmet vermektedirler. Hiçbir ek geliri olmayan belediye hekimlerinin, belediyelere bağlı işyerlerinde yaptıkları işyeri hekimliği ile elde ettikleri gelirler yasal düzenlemelerle ellerinden alınmıştır. Belediye hekimleri de geçinme zorluğu içindedir ve tek çareleri bulabildikleri part time işler olmaktadır.

 112 sistemi içinde ve Devlet hastanelerinin acil servislerinde ülkenin acil hizmetlerinin yükünü pratisyen hekimler çekmektedir. Malpraktis durumunda uzman hekimlerle aynı cezai sorumluluğa sahipken düzenlenen ek ödeme mevzuatında hizmetin ücretlendirilmesinde pratisyenlerle uzmanlar arasında 2,5 kata yakın farklılık bulunması partiysen hekimlere bakış açısının en önemli göstergesidir. Bu durum hükümetin her yerde söylediği eşit işe eşit ücret politikasına da aykırıdır.

 Tüm bu gelişmeler pratisyen hekimlerin mesleklerini devlet memuru olarak sürdürme seçeneklerini (haklarını) ortadan kaldırmaktadır.

 Tam gün yasa tasarısı üzerindeki tartışmalarda pratisyen hekimler yok sayılmaktadır. Oysa tam gün yasası şu anki haliyle çıkarıldığında en fazla pratisyen hekimleri etkileyecektir. Yasada pratisyen hekimlerin durumu belirsizdir. Tam gün tazminatı öngörülmemiştir. İşyeri hekimliği ile ilgili durum belirsizdir. Ancak yapılan hazırlıklar işyeri hekimliğinin de özelleştirilmek istendiğini göstermektedir. Hâlbuki işçi sağlığı ve iş güvenliği bir kamu hizmetidir ve işyeri hekimleri meslek icrasında bağımsız olmalıdır. Tüm bu belirsizlikler tedirgin edicidir.

 Bu haliyle çıkacak tam gün yasasıyla pratisyen hekimler kamu hizmetine devam etmek istediklerinde; esas kaynağı döner sermaye havuzu olan performansa dayalı ve garantisi olmayan bir gelire razı olacaklar, bu gelirin çoğu emekliliğe yansımayacak, hasta olunduğunda ve en doğal hak olan yıllık izin kullanıldığında ise büyük oranda gelir mağduru olacaklar. Yani tam gün yasasıyla hekimlere; “ya bu şartlarla devam et ya da geçinebilmek için iş güvencesiz sözleşmeli bir işi tercih et” denilmektedir.

Yukarıdaki genel gerekçelerle bu haliyle çıkarılacak tam gün yasası ile;

  • Pratisyen hekimler en fazla etkilenecek hekim grubu olacaktır.

  • Birinci basamak sağlık hizmetleri her yönüyle olumsuz etkilenecektir.

  • Pratisyen hekimler ucuz iş gücü haline getirilecek, sözleşmeli ve iş güvencesiz çalışma koşullarına mecbur bırakılacaktır.

  • İyi hekimlik ve hekim bağımsızlığı olumsuz etkilenecektir.

Bu nedenlerle;

  • Tam gün yasası ile yeterli oranda ve emekliliğe yansıyan “tam gün tazminatı” getirilmeli ve bugün 1400 TL kadar olan pratisyen hekim maaşları en az üç katına çıkarılmalıdır.
  • Birer özel muayenehane olan aile hekimliği birimleri kapatılarak pilot uygulamadan vazgeçilmeli, birinci basamak sağlık hizmeti sunumu kamu hizmeti olarak, kamu personeli tarafından verilmelidir.
  • Birinci basamak sağlık hizmeti sunan kurumlar başta sağlık ocakları olmak üzere desteklenmelidir.
  • Pratisyen hekimliğe özgün mesleki eğitim, alanın gereklerine uygun şekilde yeniden düzenlenmeli ve hızla uygulamaya geçilmelidir.
  • Tam gün yasasıyla birlikte yıllardır çalıştıkları işyeri hekimlikleri ve nöbet tuttukları hastanelerden ayrılmak zorunda kalacak pratisyen hekimlerin tazminat hakları ödenmelidir.

Tüm bu şartlarda çıkarılacak tam gün yasası ile birinci basamakta sağlık hizmetlerinin kamu eliyle sunulması, topluma daha yararlı olacaktır.

Aksi halde birinci basamak sağlık hizmetlerinin bütünlüğü ve sürdürebilirliğinin en önemli unsuru olan pratisyen hekimlerin geçinebilmelerini sağlayan ikinci iş imkânlarının engellenmesi hiç kimsenin yararına olmayacaktır.

Pratisyen Hekimlik Derneği                             

  Merkez Yönetim Kurulu
 
 
 
 

 İletişim:

Türkocağı cad. No: 17/1 Cağaloğlu- İstanbul

Telefon: 0212 528 89 88  Fax: 0212 528 89 87

Pratisyen Hekimlik Derneği © 2006

mail.gif (4439 bytes)

phd1998@gmail.com