04/03/2006
HEKİM REÇETELERİNİ DEĞİL
İMF REÇETELERİNE ENGELLEYİN
AKP Hükümeti yaptığı düzenlemelerle geçmiş hükümetlerden daha fazla
halkımızı eşitsizliğe ,yoksulluğa ve sağlıksız yaşamaya mahkum
etmektedir.
AKP Hükümeti sağlık alanını ticari bir meta olarak
değerlendirmektedir. Bir yandan sermaye sahiplerinin yüksek paralar
kazanması için bütçe olanaklarını özel kuruluşlara aktarırken, diğer
yandan bütçe olanaklarının kısıtlılıklarını ileri sürülerek halkımızın
temel gereksinimlerinden olan tedavi olanaklarını çeşitli yollarla
engellemektedir.
2003 yılında başlayan Maliye Bakanlığı bütçe uygulama talimatnameleri
ile ülkemizde sık görülen, çok sakat bırakan ve düzenli tedavi edilmez
ise tedavisi daha pahalı hale gelecek hastalıkların sağlık
ocaklarında, iş yerlerinde, pratisyen hekimler tarafından tedavisi
engellenmektedir.
Öyle ki sağlık bakanlığınca hazırlanan birinci basamak tanı ve tedavi
rehberinde tanı ve tedavisi pratisyen hekimler tarafından
yapılabileceği bildirilen yüksek tansiyon, astım, kronik akciğer
hastalıkları, migren, üst solunum yolu enfeksiyonları, şeker
hastalığı, yüksek kolesterol, depresyon gibi bir çok hastalığın
tedavisine yönelik ilaçlar sadece pahalı oldukları gerekçesiyle
‘bazı uzman hekimler dışındaki’ pratisyen hekimler ve diğer
hekimler tarafından reçete edilemez hale getirilmiştir.
Bu durumda halkımız iki tercihle karşı karşıya bırakılmaktadır; ya bu
ilaçların bedelini kendi ceplerinden ödemek zorunda ya da ‘ilgili
uzman hekimler’ tarafından yazılması için saatlerce hastane
kuyruklarına girmek zorunda bırakılmaktadır. Her iki seçenekte
halkımızın sağlık hizmetine ulaşmasını engellemekte, parası olanın
parası olduğu kadar sağlık hizmeti alabilmesini ön görmektedir. Yani
halkımızı sağlıksızlığa mahkum etmektedir.
Halkımızın yıllarca pirim ödeyerek sağlık hizmetlerine ücretsiz ve
sınırsız ulaşma hakkı her geçen gün elinden alınmaktadır. Daha önce
reçetelere 5 kalem ilaç yazılırken mevcut hükümet tarafından ilaç
sayısı 4 de düşürülmüş, 10 günlük tedavi süreleri 7 günle kısıtlanır
hale gelmiştir.
Uzun ve zor bir tıp eğitimi sonunda tıp fakültelerinden mezun olan ve
diplomaları Sağlık Bakanlığınca onaylanan Pratisyen Hekimler giderek
mesleklerini yapamaz hale getirilmektedir. Bu durumu kabul etmemiz
mümkün değildir.
Sınırlı ülke kaynaklarını verimli ve etkili kullanmak hepimizin
sorumluluğudur. Ancak bu konuda çözüm yasaklayıcı tutum değil,
bilimsel ve akılcı ilaç kullanımını yaygınlaştırmak olmalıdır. Türk
Tabipleri Birliği ve Pratisyen Hekimlik Derneği olarak bu yönde
çalışmalarımızı sürdürüyor birikimlerimizin yetkililerce dikkate
alınmasını istiyoruz.
Ülkemizi sık sık ziyaret eden ve ‘‘memleketimizin kurtuluş
reçetelerini’’ yazan İMF yıllardır derdimize derman olamamıştır.
Sağlık alanındaki doğru reçeteler bilimsel anlayış doğrultusunda,
insan sağlığını birinci öncelik olarak ele alan anlayışlarla
hazırlanabilir.Ülke ekonomisini İMF ye teslim ederek yanlış
reçetelerle tedavi etmeye çalışan anlayış şimdi de ithal doktorlar,
ilaç kısıtlamaları ve diğer engellerle sağlık sorunlarının çözüleceği
yanılgısı içindedir.
Tıp fakültelerinden mezun olan, uzmanlık eğitimlerini tamamlayan,
pratisyen ve uzman meslektaşlarımızın diplomalarını mecburi hizmet
zorlaması ile rehin tutan, elindeki geniş olanaklara rağmen ülkede
hekim dağılımını dengeli olarak gerçekleştiremeyen hükümet mevcut
hekimlerin de reçete yazmalarının önüne engeller koyarak sağlık
alanında tam bir karmaşa yaşatmaktadır.
Halkımızın sağlığını tehdit eden tedavilerini aksatan, engelleyen
,zorlaştıran 2005 yılı ilaç uygulama talimatı derhal iptal
edilmelidir. 2006 yılı bütçe uygulama talimatı (ilaç uygulama
talimatı) Sağlık Bakanlığı, Türk Tabipleri Birliği, Türk
Eczacıları Birliği, Türk Diş Hekimleri Birliği, Pratisyen Hekimlik
Derneği, diğer uzmanlık dernekleri ve tıp fakültelerinin
katkı ve katılımlarıyla hazırlanmalıdır. Sağlık Bakanlığı’nın böyle
bir kurulu vakit geçirmeden oluşturmaya davet ediyoruz.
Böyle bir kurul oluşmadan, ilaç şirketleri ve nasıl bir araya
getirildiği belli olmayan bürokratik kurullar tarafından hiçbir
bilimsel dayanağı olmayan kriterlerle hazırlanan bütçe uygulama
talimatları (ilaç uygulama talimatı) hekimlik mesleğine ve
hasta haklarına doğrudan bir saldırıdır.
Halkımızın tedavisiyle ilgili ilaçlara ulaşmasını engelleyen,
hekimler değil Sağlık Bakanlığı ve Maliye Bakanlığıdır. Halkımızı bu
durum karşısında sessiz kalmamaya seslerini yükseltmeye çağırıyoruz.
Türk Tabipleri Birliği, Pratisyen Hekimlik Derneği olarak açtığımız
davalarla halkın sağlık hakkını ve hekimlerin mesleki uygulamalarını
engelleyen bu yanlış uygulamaları durdurmaya çalışıyoruz.
Tüm hekimleri ve halkımızı bilimsel olmayan bu uygulamaya karşı
çıkmaya ve sağlık hakkını savunmaya bunun için her türlü hukuksal ve
meşru mücadeleye davet ediyoruz.
Türk Tabipleri
Birliği Pratisyen
Hekimlik Derneği
Merkez Konseyi