20 ŞUBAT 2008 tarihinde yapılan BİRİNCİ
BASAMAKTA HEKİME VE SAĞLIK ÇALIŞANLARINA
YÖNELİK ŞİDDET;
NEDEN ? NASIL ÖNLENİR ?
Forum sırasında konuşulanlar aşağıda
özetlenmiştir. Eklemek istedikleriniz varsa
lütfen bize iletin.
Sevgi ve dostlukla ...
*Hekime yönelik şiddeti, toplumdaki
şiddetten ayırmak mümkün değil.
*Belki bizde de hata vardır, iğneyi
kendimize batıralım.
*"Müşteri her zaman haklıdır, sağlıkçılar
hak ediyorlar" deniyor, bizi bu hale
getirdiler.
*Kültür düzeyleri ve ekonomik düzey giderek
düşüyor. Bu da tüm toplumda olduğu gibi
sağlık alanında da şiddeti arttırıyor.
*Birinci basamak sağlık hizmetlerinde
aksamalar olması, hastalarla bizi karşı
karşıya getiriyor.
*Sağlık sistemindeki bozukluklar, hastaların
ilk ve en çok karşılaştığı kişi hekim olduğu
için bizi hedef haline getiriyor.
*Medyada sağlık çalışanlarıyla ilgili, yanlı
yayınlar yapılıyor. Bu da toplumsal
tepkilere yol açıyor.
*Özelde çalışanlar kamuda çalışanlara göre
daha fazla şiddete maruz kalıyor.
*Özelde sözel şiddet daha fazla var. Kamuda
çalışmak bu nedenle daha avantajlı.
*Ebe
ve köy sağlık ocağında çalışan hekimlere
caydırıcı amaçla silah verilebilir.
*Genç
hekimler daha fazla şiddetle karşılaşıyor,
çünkü yaş ilerledikçe cephe gerisinde
çalışma oranı artıyor. Ayrıca deneyimle
birlikte savunma mekanizması ve şiddetin
oluşma koşullarını engelleme becerisin
gelişmesi de şiddeti önleyici olabiliyor.
*Sağlık sistemindeki aksaklıklar bize
yönelik şiddeti arttırıcı etki yapıyor.
*Genel olarak toplumda eşitsizlikler giderek
artıyor.
*İktidarın hekimler aleyhine yaptığı
açıklamalar da bizi hedef haline getiriyor.
*Hekimlerin birbirlerini kötüleyen yorumlar
yapması bize karşı tepkilerin artmasına yol
açıyor. Bu da en çok pratisyen hekimleri
etkiliyor.
*Verilen sağlık hizmetlerinin yetersizliği
hasta ve hasta yakınlarını sağlık
çalışanlarına karşı kışkırtıyor.
*İdari şiddet de söz konusu. Özellikle kurum
hekimliklerinde bu tarz şiddetle
karşılaşıyoruz.
*Giderek RPT'lerin artması hekimlerden
farklı beklentilere yol açtı. Beklentiler
karşılanamayınca sözel ve fiziksel şiddetle
karşılaşıyoruz.
*Şiddetle en çok pratisyen hekimler karşı
karşıya geliyor. Bunda çalışma koşulları ve
çalışma yerleri çok etkili. Örneğin acil
servislerde çalışanlar daha fazla şiddet
görüyor.
*Bizim de empatiyi kaybetmememiz,
hastalarımıza yeterli bilgi vermemiz çok
önemli. Hastalığı ve tedavisiyle ilgili
gerekli açıklamaları alamayan hasta ve hasta
yakınlarında gerilim fazla olup tepkisel
davranışlar doğuyor.
*Hekimlerin yeterli bilgi donanımına sahip
olmaları, etik kurallar içinde hizmet
vermeleri, sağlık sorunlarına duyarlı
olmaları şiddetle karşılaşmayı azaltabilir.
*Bir
de SABİM şiddeti var. Sağlık hakkından çok
hasta hakkının ön plana çıkması, yeterli
eğitim almamış kişilerin burada görev
yapması, gerçek dışı şikayetler bile olsa,
gerekli araştırma bile yapılmadan cezai
işlem yapılması bizi zor durumda bırakıyor.
*Sağlık kuruluşuna gelemeyen, evde bakımı
gereken hastaların ilaç reçeteleri en çok
sözel şiddete maruz kaldığımız alan. Sağlık
sistemindeki bu sorunların çözümü ve
hekimlik uygulamalarında standartların
oluşması bizi mesleki uygulamalarımızda
rahatlatacaktır.
*Toplumdaki uyuşturucu ve madde bağımlılığı
kullanımının artması, her alanda olduğundan
daha çok sağlık alanında şiddeti attırıyor.
*Sağlık çalışanlarına yönelik şiddete karşı
yasal yaptırımların yetersizliği ve sağlık
ocaklarında güvenlik görevlisi bulunmaması
da caydırıcılığı azaltmaktadır.
*Hekimlerin yeterli mesleki bilgi donanımına
sahip olmamaları hasta ve hasta yakınlarına
olumsuz tavır içinde olmalarını
arttırmaktadır. Bu da tepkiye yol açıp
şiddete zemin hazırlamaktadır.
*Kısa
süreli geçici görevlendirmeler de bizim için
idari şiddettir.
*Performans uygulamaları çalışma barışını
bozup sağlık çalışanları arasında şiddete
yol açmaktadır.
|